Flightplan - Uçuş Planı
Eşi bir şekilde düşüp ölen bir kadını canlandırıyor Judie Foster. Kızıyla birlikte uçağa bindiğine inanıyor. Fakat bir ara uyuya kalıyor ve kızı yanından kayboluyor. Tüm ekip küçük kızı arıyor fakat bir türlü bulamıyorlar.

Olaylar bu noktada başlıyor. Henüz izlememiş olanlar için fazla da detaylı anlatmak istemiyorum. O yüzden filmle ilgili fikirlerime geçiyorum.

Jodie Foster muhteşem oyunculuğunu yine konuşturmuş. Aksiyon rollerinin vazgeçilmez kadını haline geldi bilmem farkında mısınız?

Film her ne kadar bazı bölümlerinde gereksiz detaylara girilmiş olmasından dolayı baysa da , bir kaç sahnede "e al kızı kaç git işte?" dedirtse de ve her ne kadar tek mekanda geçeceğinden bu dezavantaj gerek uçağın genişliği gerek tasarımıyla bir şekilde yokedilmeye çalışılmışsa ve yine de pek kapatılamamış olsa da güzel, heyecanlı, hoş bir kurguya sahip diyebilirim.
Araplarla ilgili ufak iğnelemeye gerek var mıydı sizce de?
Bu eserle ilgili yorum yapmak ister misiniz?
Hiçbir mantıklı açıklaması bulunmayacak şekilde film apar topar sonlanıyor. şaşırtıcı ve kreatif bir son uğruna bütün filmin dengesi bozuluyor ve anında bunun bir film olduğu gerçeğiyle apansız yüzleşiyorsunuz. Başarılı bir filmin bence ilk kıstası "film izliyor oluğunuzu" hissettirmemesidir. Uçuş Planı bu kritere uymuyor maalesef. Komplonun da yenilir yutulur akıllı bir izahı yok. Sinemada illaki akılcılık beklenilmez ve filme ilhamı veren Hitchcock da "akla yakınlık"tan olabildiğince uzak durur fantezi derinliği sağlayabilmek için. Fakat kabul edilebilir çok da uçuk olamayacak ya da olsalar bile uygulanabilir komplolar üretir ve bunu mantıktan tamamen soyutlamaksızın yapar. Uçuş Planında "akla yakınlığı - uzaklığı" bir kenara bırakın aklın mantığın kabul edemeyeceği derecede bir saçmalama durumu var. Örneğin ; Tabutlar havalimanlarında x-ray cihazından geçmediği için bombayı tabuta koymak mantıklı evet ama sırf bunun için o adamı öldürmek ne derecede akla yakındır? Hadi diyelim öyle, hatta bunun için uçak mühendisi olan bir kadının kocasının (o mümkünse) öldürülmesi daha da akıllıca ama kocasını Berlin de defnetmeyeceğini nereden bilebiliyor bu haydut ya da haydutlar? Kadının kocası sırf bir tabutu olsun diye öldürülebilecek bir adam mıdır ve ne iş yapmaktadır? Bir uçağın mühendisi olmak komploya kurban gitmeye davetiye çıkarmak mıdr? Onlarca yolcu arasından kız nasıl kaçırılabiliyor? Bu sorular kafanıza takılmıyorsa ve bu tip durumları gündelik hayatta her zaman karşılaşabileceğimiz sıradan şeyler olarak değerlendirebiliyorsanız filmden belki zevk alabilir ve belki de herşeyiyle kusursuz bir film izlediğinizi düşünebilirsiniz. Ben öyle düşünmemekle birlikte filmin bir yönüyle olumlu olduğunu da düşünüyorum. En azından Hitchcok un neden hala eskimediğini , neden hala efsane oduğunu anlamanıza yardımcı oluyor. O kadar da olsun ama değil mi?
(haybedenkaybeden - [denk gelirse izleyici] 04-01-2006)
Film aslında iyi başlıyor ve bu maalesef kızının kaçırılışına dek ancak sürebiliyor. Çünkü filmde başlangıçta Kyle ve kocasıyla ilgili yeteri kadar bilgilendirilmediğimizden kızının neden kaçırılabileceğine dair mantıklı hiçbir fikir yürütemiyoruz .Bu soru film boyunca zihnimizi kurcalıyor ve devamlı "Allah Allah bu kız neden kaçırılmış olabilir? Kim kaçırır ki bu kızı?" sorusunu soruyoruz. Film burada Hitchcock un köşe bucak kaçtığı "kim yaptı"(Whodunit) türüne bilinçsizce teslim oluyor. Bu tarz filmlerde daha çok izleyici sonuca programlandığından filmin geneline bir türlü yoğunlaşamıyor ve bu yüzden biz de Kyle nin derdini kendi derdimiz bilmiyor onu yalnız bırakıyoruz. Sonunda da Kyle ile beraber endişelenemeden merakla bu işi kim ne için yaptı diye sonucu sabırsızlıkla beklediğimize de değmediğini görerek bir çuval incirin berbat oluğuna hayretle tanık oluyoruz. Filmin sonunda "bu ne biçim saçmalık, bu muydu yani?" demekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Film sonunda bir aldatılmışlık, enayi yerine konmuşluk hissi veriyor.
(haybedenkaybeden - [denk gelirse izleyici] 04-01-2006)
Zaten "ne yaman kadınmış" dedirten lider ruhlu inatçı kadın rolleri Foster ın oyunculuk karakteri ile iyice özdeşleşmiş durumda olduğundan Foster için zaten bir deplasman duygusu oluşmamıştır rolünü kotarırken... Gayet rahat ve zaten yeteneklerinden beklenebilecek oyununu ustalıkla ortaya koyabiliyor. Diğer oyuncuların performansı da Jodie Foster dan pek a?a?y kalmaması yanımıza kar kalan bir diğer şey oluyor.
(haybedenkaybeden - [denk gelirse izleyici] 04-01-2006)
Hiçkokvari bir gerilimsi Uçuş Planı (Flightplan) ; uçak mühendisi Kyle nin (Jodie Foster) 6 yaşındaki kızı Julia ile birlikte , kocasının cenazesini Berlin den ülkesi A.B.D. ye götürmek üzere uçağa binmesini ve yolculuk sırasında kızının kaybolmasıyla onu deli divane aramasını anlatıyor. İşin kötüsü kızının uçağa bindiğini ne hostesler ne yolcular görmüştür ve daha da kötüsü kızının uçağa bindiğine dair hiçbir kayıt da yoktur. Ve uçakta hiçkimse kadersiz Kyle ye inanmamakla birlikte deli olduğuna pekala inanmaktadır. Zaten Kyle de bize daha filmin başında hayaller gören biraz paranoid bir kişi olarak tanıtıldığından biz de neye inanacağımızı şaşırmışızdır. Filmin özeti bu olmakla birlikte başta heyecan verici bir senaryo ile karşılaştığımızı düşünmemiz gayet doğal çünkü filmin konusu gerçekten de ilginç. Fakat bununla birlikte maalesef bu konuyu layığıyla değerlendirememiş, her yönüyle havada kalmış bir filmle karşı karşıyayız. Üstelik ne konusuyla ne senaryosuyla bir kere özgün değil. Uçuş Planı , 1938 tarihli Hitchcock klasiği Kaybolan Kadın (Lady Vanishes) filminin neredeyse tamamen günümüze uyarlanmış hali. Farkı sadece trende değil de uçakta geçiyor oluşu diyebiliriz. Tabi bir de kaybolanın yaşlı bir kadın yerine küçük bir kız oluşu... Bunlar sadece şekil olarak filmi ayrı kılıyor fakat özde diğerinin kötü bir taklidi olmaktan öteye geçemiyor. Örneğin ; Hitchcock filminde kaybolan kadının (Madam Froy) tren restaurantında İris le sohbet ederken trenin gürültüsünden İris in ismini anlamaması üzerine tren penceresinin buğusuna "FROY" yazması , Uçuş Planın da küçük kızın buğulanmış uçak penceresine küçük bir kalp çizmesiyle yerini buluyor ve bununla kalmayıp her iki arayan kadın da arayışlarında pes ettiklerinde o buğulanmış camı tesadüfen görerek tekrar şevkle aramalarına haklı bir gurur içinde geri dönüyorlar. Hitchcock filmindeki ince İngiliz ahlakı eleştirisi Uçuş Planında yerini 11 Eylül paranoyasına bırakmış durumda. "Her Arap kötü olmayabilir" demesi büyük bir şey değilse bile en azından bir Hollywood yapımıı için fena bir söylem sayılmaz. Fazla sulandırmadan ve uzatmadan , filmin yapısını bozmadan ekonomik bir dille konuyu düzgün işlemeyi başardığı söylenebilir. Zaten filmin belki de tek olumlu tarafı bu ama film bitince "bu kadar da olsun yani" diyorsunuz. Filmin bir diğer olumlu yani tabiki Jodie Foster ın her rolde en azından belli bir düzeyi aşan oyunu oluyor.
(haybedenkaybeden - [denk gelirse izleyici] 04-01-2006)
Flightplan - Uçuş Planı hakkında yorumlar, resimler ve eleştiriler. Buradaki resimler, videolar ve film hakkındaki yorumlar tanıtım amaçlıdır. Siz de Flightplan - Uçuş Planı isimli eseri beğendiyseniz, bandrollü orjinal dvdsini satın alarak beğendiğiniz şeylerin devamlılığını sağlamak için katkıda bulunabilirsiniz.
:. Yerli Filmler .:
. Yerli Reklamlar. Yerli Diziler
. Yerli Sinema
. Yerli Gosteriler
:. Yabancı Filmler .:
. Yabancı Diziler. Yabancı Reklamlar
. Yabancı Sinema
. Yabancı Gosteriler
:. Yerli Oyuncular .:
. Yerli Erkek Oyuncular. Yerli Kadın Oyuncular
:. Yabancı Oyuncular .:
. Yabancı Erkek Oyuncular. Yabancı Kadın Oyuncular
:. Üye Girişi .:
:. Film Eleştirileri .:
Doom çok harika bir film (rosamund pike )bu filmi canla.. - saloHouse Of Wax - Mumya Evi bu filmi ilk defa yrtta bütün yurt beraber izlemiş.. - imayn
Dark Water - Karanlık Sular bence Jennifer Connelly nin bugüne kadar oynadağı .. - defne
Beyzanın Kadınları demet evgar dışında beğendiğim hiç bir şey yok fil.. - defne
Saw 2 - Testere 2 film çok ilginççç seri katiimizz bir manyakk.. - seyidekerem
:. Yeni Filmler .:
Waist Deep Ölümüne .*. Prison Break .*. Death Sentence Ölüm Emri .*. Beerfest .*. Superman Returns .*. Bandidas .*. Desperation .*. The Cave - Mağara .*. Beyzanın Kadınları .*. Find Me Guilty - Beni Suçlu Bul .*. Maskeli Beşler İz Peşinde .*. Rebound .*. Eight Below - Kutup Macerası .*. Türev .*. The Changeling .*. Im Juli - Temmuzda .*. Match Point - Maç Sayısı .*. The Shinning .*. Bunshinsaba .*. Lost .*.
